ÇOCUKLARDA SINIR VE SEÇENEKLER

11.09.2019
720
A+
A-

Psikoterapist Begüm UÇMAN’ın yorumuyla; Çocuklarda sınır ve seçenekler konusu ile ilgili videomuz.

Çocuklarımızın eğitiminde çoğu zaman cezayı bir yöntem olarak kullanmaktayız.

Onların yapmamaları gereken bir davranışında, kurallara uymadıkları anlarda hem okullarda hem de evlerimizde bu yöntemi kullanıyoruz. Ya istedikleri bir uyaranı ortamdan uzaklaştırıyoruz ya da istemedikleri bir uyaranı ortama sokuyoruz. Yani cezalısın tabletini iki gün kullanamayacaksın diyoruz, cezalısın bu hafta odanı sen toparlayacaksın diyoruz…

Çoğu zaman çocuklar neden ceza verildiğini, hangi yaramazlığına büyüklerin kızdığını anlayamıyorlar. Bazen yanlış yapılan bir davranışla çocuğun anlatmak istediği kendi ruhsal dünyasındaki duygulanımını fark etmeden, bu davranışı neden yapmış olabilir? diye düşünmeden ona cezalı olduğunu söylüyor ve yapacaklarımızı anlatıyoruz. Burada ebeveyn, öğretmen ceza sorumluluğunu alan, cezaya karar veren ve onu uygulayan oluyor; çocuk da cezanın sonucunu yaşayan konumunda bulunuyor.  

İşte sınır ve seçenek koyma yöntemi çocuklarımıza hem karar verme, hem verdiği kararların kabul edildiğini görerek kimliğinin ve kişiliğinin onaylandığını görme, hem sorumluluk alma, hem de bunların sonuçlarını deneyimleme fırsatı sunar. İki yaşından itibaren ergenlik dönemindeki gençler dâhil bu yöntemi kullanabilirsiniz. 

Sınır koyma ne demek? Sınır çocuğun kendini güvende ve rahat hissedebilmesi için bir gerekliliktir. Çocuk kendisinin ve çevrenin değişmez durumlarını fark eder, bir güvenlik alanı oluşturur, neleri yapıp yapamayacağını öğrenir, ailesinin nereye kadar ona izin vereceğini yani ebeveynlerinin sınırlarını, dünyanın sınırlarını öğrenir. Sınır konmamış çocuklar, her şeyi yapmasına izin verilen çocuklar kendilerini durduramazlar çünkü kimse onlara hayır dememiştir. Bir noktaya kadar çocuklarımızın yaratıcılığı ketlenmesin, kendileri yaşayarak öğrensinler diye serbest olmaları güzel bir durumdur. Ancak psikolojide uçlarda bir özgürlüğün; her şeyi engellenen, tek başına bir şey yapmasına müsaade edilmeyen, sürekli sınır, ceza veya engelleme yaşamış çocuğun hayatından daha az zararlı değildir.  

begum-ucman-psikologlar-burda

Sınırsız çocuklar içlerindeki dürtüleri kontrol edemezler, aşırı hareketli olurlar, hep daha fazlasını denemeye çalışırlar ve ebeveynlerinin gözlerinin içine bakarlar nereye kadar bu sınırsızlık diye. Sanki gökyüzündeki uçan bir balona benzerler, savrulup dururlar.  

Seçenekler ise alternatifler içinden birine karar vermeyi, sorumluluk almayı ve olumlu ya da olumsuz sonuçlarını yaşamakla ilgilidir. Bilişsel bir süreç devreye girer iki seçeneği düşünme ve karar verme mekanizması. Cezada ise ebeveyn olayın olumlu ve olumsuz sonuçlarını tartarak bir yaptırıma karar verir, çocuk bu süreçlerin hiçbirine katılmaz. Cezadan kaçmanın kolay yollarını arayan ve ceza alan olur. Sınır ve seçenek koyma yönteminde çocuk aktif bir rol almaktadır 

Sınır ve seçenek koyarken çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun olmasına dikkat edilmelidir. Gün içinde defalarca bu yöntemin kullanılması etkiliğini yitirmesine sebep olur. Gerçekten önemli gördünüz konu için, çocuğun hayatında önemli olan alanları dikkate alarak ve kararların sonuçlarında tutarlı bir şekilde uyulması gerekmektedir. Cümleyi kurarken bir başka dikkat edilmesi gereken şey seçenek, tercih ve seçim kelimelerini kullanarak onların kararı olduğunu bu şekilde vurgulamak, konuşurken sakin bir ses tonuyla kararlı bir ifadeyle iletişim kurmak gerekmektedir.. Mesela 3 yaşındaki çocuğunuz yemekten önce pasta yemek istiyor. Onunla önemli bir şey konuşacağınız hissiyatını oluşturarak, göz hizasına inerek ve duygularını göz ardı etmeden şöyle alternatif sunabilirsiniz.  

– Pastayı yemek için sabırsızlandığını, tatlı yemeği sevdiğini biliyorum. Ancak iki seçeneğin var. 

1. Akşam yemeğinden sonra pastanı sütle birlikte mi yemeği tercih edersin?  

2. Akşam yemeğinden sonra pastanı meyve suyu ile birlikte mi yemeği tercih edersin?   

Seçim senin hangisi tercih ediyorsun? 

  • Şimdi istiyorum. Akşam yemeyeceğim. 
  • Bu seçeneklerimiz arasında yok. (Seçenekler tekrar edilir.) 
  • Ben şimdi yiyeceğim. (ağlıyor, yere yatıyor, kriz geçiriyor) 
  • İstediğin gibi olmadığı için kızgınsın, üzgünsün. Ancak seçeneklerimiz arasında bu yok. Nasıl yemeği seçiyorsun? 
  • Hem süt, hem, pasta, hem meyve suyu o zaman. 
  • Bu seçeneklerimiz arasında yok. Nasıl yemeği seçiyorsun? 
  • Sütle… 
  • Tamam, akşam yemeğinden sona pastanı sütle birlikte yemeği seçtin. (Yemekten sonra seçimine uygun şekilde verilir.) 

İkinci versiyonda çocuk yemek de pasta da yememeği seçti, küstü başka odaya geçti. Akşam olunca yemeğe gelmedi. Tam tatlar hazırlanırken koştu yemek yemeğe geldi. Hızlı hızlı atıştırıyor. Tatlı yiyeceğini düşünüyor. Burada çocuğa seçenek sunduğumuz anda yemek yememeği ve dolayısıyla pasta yememeği seçtiğini o nedenle şimdi de pasta yiyemeyeceğini hatırlatmamız gerekmektedir. Çocuk itiraz edebilir ancak bunu kararlı bir şeklide uygulamak, onun yaptığı seçimlerin ne kadar önemli olduğunu fark etmesini sağlamak açısından kıymetlidir. 

Başka örnekler; odasını toplamayan çocuğunuza; bu hafta odanı toplamayı seçersen cumartesi arkadaşlarına sinemaya gitmeyi seçmiş olacaksın. Bu hafta odanı toplamamayı seçersen cumartesi günü arkadaşlarınla sinemaya gitmemeyi seçmiş olacaksın. Hangisini tercih ediyorsun? Şu an yatmayı seçersin yarın sabah en sevdiğin çizgi filmini izlemeyi seçmiş olacaksın… 

Bu yöntemi uygulamaya başladığınızda ve çocuğunuz seçimlerini deneyimlemesinde kararlı olduğunuzda; zamanla kavgayla ya da uzun uğraşlarla yaptığınız bir davranışın nasıl daha kolay bir yolla çözülebileceğini fark edeceksiniz.  

Çocuklarınıza kıyamayıp yaptıkları seçimin sonucunu uygulamamayı seçtiğiniz anda ilerde sorumluluk alamayan bir birey yetiştirmeyi seçmiş oluyorsunuz! Hayatımızın her anı seçim ve kararlardan oluşur. Seçimlerinizin size iyi gelmesi dileğiyle… 

ETİKETLER: ,
Psikologlar Burda
Psikologlar Burda
Huzurlu bir yaşamın başlangıcı...
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.