psikologlarburda

Hepimiz çağdaş Narkissos muyuz: Narsisistik kişilik bozukluğunun özelliklerini tanıyın

18.04.2019
1.144
A+
A-
Hepimiz çağdaş Narkissos muyuz: Narsisistik kişilik bozukluğunun özelliklerini tanıyın
psikologlarburda

Hepimizin gayet iyi bildiği gibi sosyal medya artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Dolayısıyla sosyal medya ve onun insan psikolojisi üzerindeki olası etkileriyle ilgili haberler sık sık basında karşımıza çıkıyor. Bu tip haberlerden biri de sosyal medyada düzenli olarak selfie paylaşan insanların narsisist olma eğiliminde olduklarını iddia eden haber. Peki bu iddianın doğruluk boyutu nedir?

Ama bu soruya yanıt vermeden önce gelin narsisizm ve narsisistik kişilik bozukluğu (NKB) aslında nedir, onu bir inceleyelim. Narsisizm, Yunan mitolojisindeki Narkissos mitinden türetilmiştir. Mitolojiye göre, genç ve yakışıklı Narkissos kendisine hayran olan birçok kişiyi reddetmiştir. Narkissos tarafından küçümsenmiş bir aşığın duasına cevap veren Tanrıça Nemesis, tıpkı kendisinin daha önce birçok kişiye yaşattığı gibi Narkissos’u karşılıksız aşkla cezalandırmıştır. Narkissos suda kendi yansımasını görerek yansımasına aşık olmuş ve ölene kadar kendi yansımasını umutsuzca izlemiştir (Levy, Ellison ve Reynoso, 2011).

Freud (1914/1957) narsisizmi birincil ve ikincil narsisizm olmak üzere iki şekilde ele almıştır. Birincil narsisizm gelişimin ilk yıllarında çocuğun kendini dış dünyadan ayıramadığı için, kendisini sevgi nesnesi olarak görmesini ifade eden normal bir gelişim aşamasıdır. İkincil narsisizm ise ilerleyen gelişim dönemlerinde dış dünyada aranan sevgi nesnesinin bulunamamasıyla libidonun yeniden benliğe yönelmesini ifade eden patolojik özellikler içermektedir. Horney’e (1939) göre narsisizm kendini sevmenin değil kendine yabancılaşmanın bir ifadesidir. Horney (1939) narsisistik eğilimleri olan kişinin kendine ve başkalarına yabancılaştığını vurgulamaktadır. Ona göre insan narsisistik olduğu ölçüde kendini ve başkalarını sevme yeteneğini kaybeder. Yine Horney’e göre patolojik narsisizm ile sağlıklı benlik saygısı ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Bazı araştırmacılar, narsisizmi tek boyutlu bir yapı olarak ele alırken diğerlerine göre narsisizmin büyüklenmeci (açık) ve kırılgan (örtük) narsisizm olmak üzere iki boyutu vardır. Büyüklenmeci narsisizm büyüklenme, kibir, saldırganlık, baskınlık, teşhircilik, dışa dönüklük ve yüksek öz güven özelliklerini içerirken, kırılgan narsisizm içe dönüklük, düşmanlık, yetersizlik hissi, düşük benlik saygısı özelliklerini yansıtmaktadır (Miller ve diğerleri, 2011; Wink, 1991).

DSM-V’te (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) narsisistik kişilik bozukluğu, genç yetişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli koşullarda kendini gösteren büyüklenmeciliği, hayranlık gereksinimini, empati yoksunluğunu içeren ve aşağıdaki kriterlerden en az beşini kapsayan yaygın bir örüntü şeklinde yer bulmuştur. 

Narsisistik kişilik bozukluğunun özellikleri

1. Kendisinin önemine dair büyüklenmeci bir duyguya sahip olmak,
2. Sınırsız başarı, güç, zekâ, güzellik veya ideal sevgi fantezileriyle meşgul olmak,
3. “Özel” olduğuna ve ancak özel veya üst düzey insanlar tarafından anlaşılabileceğine, onlarla ilişkide bulunması gerektiğine inanmak,
4. Aşırı hayranlık beklemek,
5. Hak sahibi olduğuna inanmak (özellikle ayrıcalıklı muamele görme veya beklentilerine otomatik olarak uyum gösterileceğine dair makûl olmayan beklentilere sahip olmak),
6. Kişilerarası ilişkilerde sömürücü olmak (amaçlarına ulaşmak için insanları kullanmak),
7. Empatiden yoksun olmak (diğerlerinin duyguları ve gereksinimlerini kabullenme veya paylaşmada gönülsüzlük),
8. Diğerlerine haset duymak veya diğerlerinin ona haset duyduklarına inanmak,
9. Kibirli ve küstah davranış veya tutumlar sergilemek şeklinde ifade edilmiştir (DSM-V; American Psychiatric Association, 2013).

Literatürde narsisizmin oluşumu hakkında farklı fikirler yer almaktadır. Kernberg (1975), klinik deneyiminden yola çıkarak narsisizmin temelinde soğuk, ilgisiz, reddedici ebeveynlik stillerinin olabileceğini ifade etmektedir. Narsisizm ya da şişirilmiş kendilik temsili, benliği terk edilme ya da yeniden reddedilmeye karşı koruyabilecek bir savunma olarak tanımlamaktadır. Kohut (1977) ise büyüklenmeci kendiliğin soğuk, uzak, ilgisiz fakat bir taraftan da çocuğu aşırı şımartan ebeveynlik stillerinin ve ebeveynlerin aşırı idealize edilmesinin etkisiyle oluşabileceğini öne sürmektedir. Millon (1981) ise narsisizmin anne, babaların çocuğa duyduğu aşırı hayranlık ve şımartılma etkisiyle oluşabileceğini, ancak bu şişirilmiş kendiliğin diğerleriyle olan ilişkilerde sürdürülmesinin oldukça güç olabildiğinden söz etmektedir.

Selfie ve narsisizm arasında bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilişki var mıdır?

Peki yazımızın başına geri dönecek olursak gerçekten de selfie paylaşımı ve narsisizm arasında birebir bağlantı var mı? Kore Üniversitesi’nden Jung-Ah Lee ve Yongjun Sung’un araştırmalarına göre üst seviye narsisizme sahip olan kişiler, selfie paylaşımı yapmaya daha fazla yatkınlık sergilemekteler. Bu konuda Rettberg’in (2014) yaptığı bir diğer çalışma ise selfie ve çekilen fotoğrafların paylaşımının narsisizm olgusunu açığa çıkardığına işaret etmektedir. Benzer şekilde, Beattie (2014) selfie davranışının narsisist duyguların ortaya çıkmasına neden olduğundan bahsetmektedir. Ancak araştırmalar şu konuda tam net değiller: Sosyal medya kullanımı mı narsisizmi artırıyor, yoksa narsisistler mi sosyal medyayı aşırı kullanmayı tercih ediyorlar? Yani belki de sosyal medyada fazla selfie paylaşan insanlar zaten halihazırda narsisistik özellikler taşıyorlar. Bu biraz o klasik, yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusuna benziyor. Anlaşılan sosyal medya ve narsisizm ilişkisinin daha iyi anlaşılabilmesi için daha çok araştırma yapılması gerekiyor.

Narsisizm kavramı çok boyutlu bir kavram halinde değerlendirilmelidir. O yüzden de medyanın empoze etmeye çalıştığı gibi selfie çekimi ve narsisizm arasında direkt bir ilişki olduğunu söylemek olayı çok basite indirgemek olur. Ama öte yandan içinde bulunduğumuz çağın benmerkezci bir çağ olduğunu ve dolayısıyla narsisizmi körükleyen bir yapısı olduğunun farkına varmakta da fayda var. Bazı araştırmacılara göre narsisist kişiler sosyal paylaşım sitelerinde oldukça başarılı olurlar çünkü sosyal medyanın yapısı narsisist kişinin kendini ortaya koyma ve beğendiği fotoğraflarını seçme, çok sayıda arkadaşa sahip olma gibi eğilimlerini ödüllendirmektedir (Twenge ve Campbell, 2010: 163). Bu arada her kendinle fazla meşgul olan insanın narsisist olduğunu düşünmek de yanlış bir yaklaşımdır. Narsisist kişilik ile narsisistik kişilik bozukluğu arasındaki farkı bilmek narsisizmin anlaşılmasında oldukça önemlidir. Klinik anlamdaki narsisistik kişilik bozukluğu oldukça ender görülür. DSM-V’e göre genel toplumda görülme oranı %1’dir.

Beğenilmek arzusu herkeste görülen son derece normal bir arzudur. Ancak sosyal medyadaki beğenilme arzunuz sizin için fazla önem taşır bir hale geldiyse, aldığınız “like”ların sayısına çok değer veriyorsanız, dahası nerdeyse her anınızı “selfie”ler aracılığıyla sosyal medyada paylaşan bir hale geldiyseniz bu davranışlarınızı gözden geçirip gerekirse bir psikologtan yardım istemenizde fayda var. Aslında klinik anlamda narsisistik kişilik bozukluğuna sahip olmasak da zaman zaman biz de kendimizi diğer insanlardan üstün ve ayrıcalıklı görme eğilimi gösteririz. Burada önemli olan benliğimize sağlıklı bir şekilde değer vererek kendi narsisistik eğilimlerimizi minimize etmektir.

Hayatın her alanında olduğu gibi burada da denge çok önemlidir. Kendimize olan sevgimiz de, saygımız da dengeli olmalıdır. Kişinin kendini sevmesi psikolojik sağlık için çok önemli bir faktördür. Ancak önemli olan kişinin kendini diğer insanlardan üstün görmeden sevmesidir. Unutmamak gerekir ki biz ne diğer insanlardan üstün, ne de diğer insanlardan aşağıdayız. Size kendinizi sevmekten selfie paylaşmaya kadar hayatınızın her alanında dengeden vazgeçmeyeceğiniz günler diliyorum.

kaynak: https://www.uplifers.com/hepimiz-cagdas-narkissos-muyuz-narsisistik-kisilik-bozuklugunun-ozelliklerini-taniyin/

ETİKETLER:
Yaprak GÜLMEZ
Yaprak GÜLMEZ
➡Çocuk, Ergen ve Yetişkin Bireysel Terapi ➡Oyun Terapisi ➡Zeka ve Dikkat Testleri 👇Randevu ve bilgi için :0 554 388 31 76 ✉: yaprakglmz@gmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.