KENDİ KENDİNE EĞİTİM

14.10.2019
2.201
A+
A-
KENDİ KENDİNE EĞİTİM
sasoftmedia

Eğer hükümetiniz okulları geliştirmek üzerine çalışmıyorsa, kendi sorumluluğunuzu  alım, evinizi hızlandırılmış bir eğitim ortamına çevirmelisiniz. Bu oyunun adı “kendi kendine eğitim”dir. Araştırmalara göre, Batı Dünyası’nda yaşayan insanların sadece %3’ünün kütüphane kartı var ve ortalama bir insan yılda en fazla bir kitap okuyor. Peki kütüphane kartının kaç para olduğunu biliyor musunuz? Bedava! O zaman neden insanların %97’sinde kütüphane kartı yok? Bunun cevabı, ya kitap okuyacak zamanları olmadığıdır ya da okumayı sevmedikleridir.

Eğer zamanınız olmadığı için kitap okumuyorsanız, bu bir hatadır. Çünkü bu çağda kitap okumamak gibi bir şansımız yoktur. Bir işi yirmi yaşınızda öğrenmek, aynı işi kırk yıl boyunca yapmak ve altmış yaşınızda emekli olmak artık eskide kaldı. Tüm meslek grupları, işler ve şirketler inanılmaz bir hızda ilerliyor. Bu nedenle “sürekli öğrenci” anlayışını geliştirip, avantajlı durumda kalmalıyız. Böylece ailelerimiz için de finansal bir tutarlılık sağlamış oluruz.

Milano Okulu’na gidecek kadar şanslıydım. İlkokulda Bayan Elizabeth Skinner adından bir İngilizce öğretmenim vardı. Bayan Skinner bir dahiydi, çünkü sınıfa kitaplar okurdu ve daha sonra kitaptakileri hep birlikte tartışırdık. Ayrıca ayda bir kez, kütüphaneden bir kitap seçerdik ve bu kitap hakkında rapor yazardık. Bu, benim için inanılmaz bir lütuftu; çünkü bu sayede okumanın eğlenceli bir şey olduğunu keşfetmiştim. Şimdi ayda dört kitap okuyorum ve bir şeyler öğrendikçe, ne kadar az şey bildiğimi daha iyi anlıyorum. Bu sayede alçakgönüllü ve açık fikirli olabiliyorum.

Günümüzde her şey çok hızlı ilerliyor. Şirketler hızla başarılı olup, aynı hızda batabiliyorlar. İş güvenliğini sağlamanın tek yolu, sürekli olarak okumaktan ve kendini geliştirmekten geçiyor. Böylece değerimizi arttırmaya devam ederiz ve piyasada daima iş bulabiliriz.

İtalya’da, on yılı aşkın süredir aynı şirkette çalışan bir komşum vardı. Şirketin sahibi bir gün emekli olmaya karar verdi ve şirketi kapattı. Komşum bir anda işsiz kaldı, fakat piyasa artık çok değişmişti. Herkes İngilizce bilen ve bilgisayar kullanabilen eleman arıyordu. Temizlik işleri dışında bir iş bulabilmesi bir yılını aldı ve o zaman bile çok düşük bir maaşla santral memuru oldu. Ömür boyu öğrenci olma tavrını benimsese idi, bunların hepsini önleyebilirdi.

Visible Changes şirketinin kurucusu ve Teksas’da bir kuaför zincirinin sahibi olan John McCormack ilginç bir sistem buldu. Günümüzde çok yaygın olan eğitim sorunlarının farkında olan ve Amerika’daki devlet okullarında okuma, yazma, ve temel matematik gibi önemli konular öğretilmediği için endişelenen John, bir çözüm geliştirdi ve Visible Changes Üniversitesi(VCU)’ni kurmaya karar verdi. Ders programının yarısı güzellik ve saç kesme üzerineykeni diğer yarısı da çek defteri düzenleme, bilgisayar kullanma, bankadan kredi alma, özgüven arttırma ve geniş bir okuma, yazma ve sözlü sunum programı gibi yaşam becerileri öğretme üzerineydi. John, tüm çalışanlarını sürekli motive ediyor, onları kursa sokuyor ve gelişme gösterdiklerinde ikramiye veriyordu. Böylelikle, çalışmak ve öğrenmek arasında bir köprü kurmuş oldu. Sisteminin nasıl işlediğini anlamanız için, sizinle birkaç istatistik paylaşacağım;

  • Amerika’da ortalama bir kuaför salonu yılda 150.000 dolar kazanıyor. Çoğu Visible Changes Kuaförleri ise 1,5 – 2 milyon dolar arasında kazanıyor.
  • Amerika’da ortalama bir kuaför, yılda 12.000 dolar kazanıyor. Visible Changes Salonları’nda çalışan kuaförler ortalama olarak yılda 33.000 dolar kazanıyor. 50.000 ile 70.000 dolar kazanan birçok kuaför var ve birkaç tanesi yılda neredeyse 100.000 dolar kazanıyor!

Maalesef hepimiz, insan kaynaklarının çok değerli gördüğü Visible Changes  şirketinde çalışmıyoruz.

“Kaizen”, Japonca’da “devam eden ve hiç bitmeyen gelişim” anlamına geliyor. Eğer bunu hayatınızın felsefesi haline getirirseniz, büyük bir olasılıkla başarılı olursunuz. Şöyle düşünün: Öldüğünüzde spor arabanızı, yazlığınızı, Armani takım elbisenizi ya da elmas yüzüğünüzü yanınızda götüremeyeceksiniz. Yanınızda tek götüreceğiniz şey deneyimleriniz olacak. Bu deneyimler; öğrendiğiniz yabancı diller, bildiğiniz sporlar, rüzgar sörfü yapmak, yemek pişirmek, kıyafet dikmek, dünya üzerinde gezdiğiniz yerler, okuduğunuz kitaplar, sevdiklerinize karşı hissettikleriniz ve arkadaşlarınızla, ailenizle geçirdiğiniz tatiller gibi hayata dair öğrendiğiniz her şey olabilir.

Paranın önemsiz olduğunu söylemiyorum; fakat daha önemli olan şey, paranızı kişisel gelişiminize hizmet edecek şekilde harcamaktır. Güzel kıyafetlerle, spor arabalarına ya da bir elmas yüzüğe sahip olabilirsiniz, ancak kaynaklarınızı harcarken dengeli davranmalısınız ve bu hayatı terkettiğinizde hiçbir şeyi yanımızda götüremeyeceğimizi de unutmamalıyız.

Kaynakça: Ne kadar Yükseleceğinizi Tavrınız Belirler! Fabrizio POLİ( Sayfa: 44-47) 

Editör
Editör
Merhaba, paylaşılan yazılar ile ilgili veya başka bir konu hakkında görüş ve önerilerinizi, psikologlarburda@gmail.com mail adresine iletebilirsiniz. Sevgiler...
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.