KİMLERE PSİKOTERAPİST DENİR?

30.06.2018
1.317
A+
A-
KİMLERE PSİKOTERAPİST DENİR?
sasoftmedia

Merhabalar, bu yazımda sizlere psikoloji ile ilgili kavramlardan bahsetmek istiyorum. Çünkü bu konu ile ilgili bilgi kirliliği olduğunu düşünmekteyim. Çevrede psikoloji ile ilgili konulara el atmamış kimse yok… Ben üniversitede okurken bir asker emeklisinin eğitim ve yaşam koçluğu yaptığını, çocukların sınav motivasyonlarını artırmayı hedefleyen çalışmalarla %100 kazandırdığı gibi reklamlar yapıyordu. Ondan yardım isteyen bir tanıdığımın anlattığına göre bu sözde uzman çocukla ilk görüşmesinden sonra çocuğa ve ailesine bu çocuk hiçbir yeri kazanamaz demiş çocuk psikolojisinden ne kadar anladığı ortada gerisini siz düşünün…

Şu sıralar haberlerde görmüşsünüzdür rehberlik kursları açılması gündemde. Özel okullarda, kolejlerde, etüt merkezlerinde, rehabilitasyon merkezlerinde sosyoloji ve felsefe bölümlerinden mezun olanları rehber öğretmen olarak işe alıyorlar. Hatta devlet özel okullarda ve kolejlerde çalışan felsefe ve sosyoloji mezunu olup rehber öğretmen olarak çalışanlara 30-40 saatlik eğitimlerle rehberlik sertifikası vermeyi planlıyor. Hâlbuki sertifika uzmanı olduğun bir konuda ekstra deneyim, bilgi almak ve kendini geliştirmek için aldığın eğitimlerde verilen bir belgedir koskoca dört yıllık eğitimin tecrübesini, bilgisini birkaç saate sığdırmak mümkün değildir. Çocuklarımızın geleceğini uzman olmayan kişilerin eline bırakmak eğitimin şu anda olduğu konumdan daha geriye götürecektir. Aynı zamanda mesleğimizin de itibarını zedeleyecektir. Neyse sakince konumuza döneyim.

Psikolojiyle ilgili duyduğumuz kavramlardan bazılarından bahsedeceğim: pedegoji, psikiyatri, psikolog, psikolojik danışman ve psikoterapiden. Psikiyatri bir tıp dalıdır. Başlıca ilgi alanı beyin hastalıklarıdır. Bu alanda günlük dilde akıl hastalığı, ruh hastalığı, sinirlilik halleri, … denilen durumlar yer alır. Bu hastalıklar düşünce, davranış, duygu değişiklikleri ile kendini gösterir. Psikiyatri bu hastalıkların tanı ve tedavileriyle uğraşır. Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde, hastalıkların özelliklerine göre farklı yöntemler uygulanır. Doğrudan bedene uygulananlar (ilaç, elektrokonvulzif tedavi vb) olduğu gibi, insanın duygusal, düşünsel özelliklerini veya ilişkilerindeki değişkenleri hedef alan yöntemler (psikoterapi) de meslek alanımızda yer alır. Bu yöntemler ancak eğitimini almış kişilerce uygulanabilir.

Psikolojik danışmanlar eğitim fakültesinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık ana bilim dalından mezun olan psikoloji bilgisinin yanı sıra pedegojik formasyon alan ve okullarda da çalışabilen kişilerdir. Okullarda bu hizmeti verenlere psikolojik danışman veya rehber öğretmen denilir. Psikologlar fen edebiyat fakültesindeki psikoloji bölümünden mezun olan psikoloji bilgisi ve klinik uygulamalar hakkında bilgi alan kişilerdir. İki meslek grubu da ilaç yazamaz terapi ile yardımcı olurlar.

Pedegog veya pedegoji eski yunanca ve Latincede paidagogosdan gelir çocukları, onlara eğitim vermekle yükümlü olan öğretmenlerine götüren köle anlamı taşır. Günümüzde ise çocuk ve ergen psikolojisini, psikososyal, bilişsel, duygusal, ruhsal ve bedensel gelişimini takip eden gerektiğinde ebeveynlere psikolojik danışmanlık yapan kişilerdir. Türkiye’de hiçbir üniversitede pedegoji diye bir bölüm yoktur. İnsanları kandırmak için alan dışından kişiler kendilerini pedegog olarak tanıtmaktadırlar. Bu yüzden çocuklarınızı uzmana götürürken mezun olduğu okulların psikolojik danışmanlık ve rehberlik anabilim dalı ya da psikoloji bölümü olduğundan emin olmakta fayda var. Sadece bu kişiler pedegog unvanını alabilirler.

Tüm ruh sağlığı uzmanlarının psikoterapist olabilmeleri için lisans eğitimlerinin üstüne psikoterapi enstitülerinden teorik eğitimi ve süpervizyon almaları gerekmektedir. Her psikiyatrist psikoterapist değildir, her psikolog psikoterapist değildir, hep psikolojik danışman psikoterapist değildir. Psikoterapi insanın ruhsal dünyasındaki bunaltıları, açmazları, sıkıntıları, kaygıları ilaç dışında konuşma ve görüşme tekniği ile çözme tekniğidir.

Psikoloji bilimi gelişirken insanı anlama çalışılmalarında davranış, düşünce ve duygulardan oluşan üç ana eksen dikkat çekmiş. Bu kapsamda danışan ile görüşme yapılırken bu üçü dikkate alınarak gözlem yapılır. Düşünceleri tutarlı mı, gerçekliğin farkında mı, beden duruşu, bakışı, görünüşü nasıl… gibi. Eğer kopukluk varsa belirli bir mantıksal düzen içinde konuşamıyorsa, kopuk kopuk anlatımlarda bulunuyorsa, kendinin kim olduğunu tanımlarken gerçeklikten uzak ifadelerde bulunuyorsa, çok coşkun bir yapıda ya da çok künt, hareketsiz bir şekilde ise derhal psikiyatriste yönlendirme yapılır ve ilaç tedavisine başlanması sağlanır. Ancak kim olduğunu biliyor gerçeklikten kopuk değil nereden başlayacağını bilemese de nerede olduğunu ve ne amaçla oraya geldiğini anlatabiliyorsa, aşırı coşkun halde ya da hareketsiz durumda değil tutarlı sayılabilecek şekilde kendini tanımlayabiliyorsa psikoterapiye ihtiyacı vardır. Bu kişinin olaylara bakış tarzında, kimlik gelişimindeki aşamalarda duraksamalar ve takılmalarını, yaşantılarında, dışarıdan ya da içeriden gelen bilgiyi işlemede sıkıntıları olduğunu ve zorlanımlı döngüsel tekrarlarını, travmalarını fark ettirmeye, içgörü kazandırmaya çalışırız. Yeni bir davranış, düşünce, duygu düzenlemesi yaparak deneyim elde etmesini sağlayarak psikoterapi yaparız. Psikoterapide birçok farklı kuram ve yaklaşım vardır. Her psikoterapi kuramının sorunları izah etme yöntemi ve iyileştirme stratejileri birbirinden farklıdır. Mesela, bilişsel bir psikoterapi eğitimi alan bir psikoterapist danışanının şemalarına, otomatik düşüncelerine, yanlış ve fonksiyonel olmayan inançlarını fark edip değiştirmeyi amaçlar. Kullandığım yaklaşım bütüncül psikoterapi yaklaşımıdır. Bu nedenle danışana bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan psikoterapist danışanı hakkında edindiği bilgileri, gözlemleri, geçmişi ve şu anı ile sıkıntısına göre uygun olan kuramın tekniklerini kullanır. Bütüncül psikoterapi yaklaşımında davranışçı, bilişsel, dinamik ve varoluşsal kuramların tekniklerin kullanılır. Özetle önce davranışçı öğrenme yolları, model öğrenmeleri, koşullanmalarına bakılır, bir alt zeminde bilişsel kuram kapsamında şemalar, yanlış inançlar, otomatik düşüncelere bakılır, bir alt zeminde dinamik yaklaşımlar 0-6 yaş arasındaki deneyimleri, ebeveynleriyle kurmuş olduğu ilk ilişkileri ve döngüleri nesne ilişkilerine bakılır ve son olarak en alt katmanda varoluşsal teknikler uygulanır ölüm, yaşam, belirsizlik, gelecek ve hayatın anlamı hakkında derinlemesine inceleme yapılır.

Ne gibi sıkıntıları olabilir? Yalnız kalamıyorum, geceleri uyuyamıyorum, hep aynı tip hatalar yapıyorum, arkadaşlık kuramıyorum, bazı hayvanlardan korkuyorum, asansöre binemiyorum, insanların önünde konuşamıyorum, kalabalık yerlere gidemiyorum, evden dışarı çıkamıyorum, toplantılara katılamıyorum, alışveriş merkezinde bunalıyorum, aniden ölüm kaygısı yaşıyorum ve nefes almakta güçlük çekiyorum, yeme bozukluğum var, herhangi bir etkinlik başlatamıyorum, cinsel isteksizlik duyuyorum, ereksiyon problemleri yaşıyorum, erken boşalma problemim var, vajinismus problemim var, takıntılı düşüncelerim ve davranışlarım var, kendi bedenimi beğenmiyorum, kendimde değiştirmek istediğim taraflarım var, kendimi keşfetmek istiyorum, saldırganlık eğilimim var, psikosomatik belirtiler duyuyorum…. bu ve bunun gibi pek çok sorunda kişinin organik bir bozukluğu yoksa bir psikoterapistten yardım alması gerekmektedir. Kendinizin daha çok farkında olduğunuz, potansiyelinizi üst noktada kullanabildiğiniz, kendinizle ve çevreyle barışık olduğunuz bir yaşam diliyorum hepimiz için…

Begüm UÇMAN
Begüm UÇMAN
▪️Çocuk, Ergen, Yetişkin Bireysel Terapisi  ▪️Aile ve Çift Terapisi  ▪️Cinsel Terapi  ▪️Oyun Terapisi
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.