Tuvalet Eğitimine Başlarken

26.08.2018
1.092
A+
A-
Tuvalet Eğitimine Başlarken
sasoftmedia

Bebeğiniz büyümeye devam ederken belli başlı hafıza kayıtları oluşur. Anneyle olan ilişkilerini çevreyle olan ilişkilerine de genellemeye başlar. ( Bebeğin ilk bir yıllık sürecine Freud oral dönem adını vermiştir. Bununda ilgili bilgiyi Yeterince İyi Anne Olmak’ başlıklı yazımda detaylıca yer vermiştim. Merak edenler oradan bilgi edinebilirler.) Bebek birinci yılını oral saplanmalar olmadan ve temel güvene dayalı bir ilişkiyle atlattığında, önünde yeni bir dönem açılır.

Bu dönem Freud’a göre anal dönemdir, üçüncü yaşın sonuna kadar sürer. Çocuk, bu dönemde anüsü büzen kaslara giden sinirlerin olgunlaşması sonucu, dışkının tutulması ya da boşaltılması üzerinde denetim kurmayı öğrenir. Haz bölgesi, oral dönemde ağız iken; başka bir fizyolojik alana doğru kaymıştır bu, anüs bölgesidir. Bu yaşlarda çocuğun tuvalet eğitimine de başlandığı bir dönemdir. Çocuğunuz bu döneme kadar benliğine saygı duyularak büyütülmüş ise kolay ve sağlıklı bir şekilde tuvalet eğitimini atlatabilirsiniz.

Otoriter bir tutumla büyütülen çocuklarda ise bu dönem zorlu geçebilir. Burada otoriteyi sadece sert/ katı bir ebeveyn tutumu olarak algılamamak gerekir. Annenin çok müdahaleci olması, bebeğini koruyup gözetmek adına işgalci tavırlar sergilemesi, onu çok boğması da otoritenin diğer bir boyutudur.

Tuvalet eğitiminde zorlanma yaşanıyorsa bunun sebepleri arasında oral dönemde bahsettiğim çocuğun ihtiyaçlarını doğru zamanlarda yeterince görülmemesiyle ilgili olabilir. Çünkü bu zamana kadar her şey sizin kontrolünüz altındaydı; istediğiniz zaman emzirebiliyor, istediğiniz zaman altını değiştirebiliyordunuz. Çocuğunuz anüs bölgesindeki kasların kasılma işlevini farketmesiyle ilk defa onun kontrolünde olup da sizin ulaşamadığınız bir şeyi keşfeder: ‘Kakası’. Bu dönemde çocuğun hayatında dışkı önemli bir yer tutar, onu olumsuz etkileyen bir durum ya da bir değişiklik tuvalet eğitimindeki aksaklıklarla sinyallerini verir. Ebeveyn olarak, 2-3 yaş dönemindeki çocuğumuzun tuvalet alışkanlığında beklenmedik sorunlar yaşıyor isek; hemen bir uzmandan yardım istemeliyiz.

Bu dönemde, çocuğa sıkı, katı, cezalandırıcı tuvalet eğitimi (mesela tuvaletini için dakikalarca beklemenize rağmen yapmaz, yapmadıkça siz daha da sinir olup ve öfkenizi göstermeye devam ettiğiniz durumların yaşanması)

Özerklik tanımayan, bağımlılığı, bebek kalmayı destekleyen, aşırı koruyucu ve denetleyici tutumlar (yani; onun kendi isteğiyle, bağımsız gerçekleştireceği bir alışkanlık olması gereken tuvalet ihtiyacına “ senin kaka saatin geldi hadi tuvalete” gibi bir tavırla yaklaşılması)
Aşırı düzenlilik ve titizlik eğitimi (annenin aşırı titiz tutum sergilemesi, her tuvaletten sonra belden aşağısını yıkaması vs.. gibi davranışlar gösterilmesi ). -Evet, ben de katılıyorum ki; çocuklara kişisel temizlik eğitimi verilmelidir. Fakat, aşırıya kaçılmamalıdır.

Çocuğa ayıp ve günah kavramlarının fazla aşılanması gibi tutumlar anal dönemde saplanmaya neden olur.

Anal dönemde saplanmış kişilerde ne mi olur? Aşırı düzenlilik, katı görüşlülük, inatçılık (siz kakasını vermesini istedikçe o vermez ve bu şekilde kişilik yapılanmasının temeli atılır), dik kafalılık, para harcamaktan çekinen cimrilik (kakayı vermek ile parasını vermek aynı manaya gelmektedir.), kararsızlık, tuvalet işlemleriyle aşırı uğraşma gibi özellikler gösterirler.

Anal dönemin anne ve çocuk arasında uyumlu ilişkiler sürdürebildiği durumlarda ise, özerk bir insan olarak özgürce seçim yapabilme, bağımsızlığını sürdürme, suçluluk duymaksızın girişimde bulunma, olaylar karşısında kararsızlığa kapılmadan eyleme geçme ve bu eylemlerin sonuçlarını olduğu gibi kabullenebilme, dik kafalı olmadan ya da aşırı ödünler vermeden diğer insanlarla işbirliği yapabilme yetenekleri kazanır.

Erikson, bebeklerin anal dönemine denk gelen bu dönemine özerkliğe karşı utanç ve kuşku demiştir. Anal dönemle bağlantısı şu şekilde kurulabilir. Bu dönemde çocuk arkasında olup bitenleri göremediği için bir kuşku duyuyor. Tuvalet eğitiminde anne eğer; dışkıya, iğrenç, kötü, pis şeklinde bakıyorsa dışarı bırakma olayıyla ilgili kuşku ve utanca sürüklenir. Çocukta bu evrede birbirine karşıt iki eğilim arasında bir seçim yapabilme ve irade yetisi gelişmektedir. Çocuk eline geçirebildiği şeyleri yakalar, sonra atar. Bu yeni bir durumdur. Yapma ya da yapmama, isteme ya da istememe gibi (Aynı kakasını vermesi ya da vermemesinde olduğu gibi). İşte özerklik duygusu birbirine zıt istek ve eğilimler arasında bir seçim yapabilme gücüdür. Aile eğer çocuğa karşı aşırı koruyucu olmadan, yeterli özgürlük ve desteği verirse, çocukta özgüven duygusu gelişerek, çevresindekileri ve dış dünyayı kontrol edebileceği hissi gelişir. Bu şekilde yaklaşılmayıp da , çocukta otonomi (özerklik) cezalandırılıp, alay edilir, gülünür ise ya da aşırı koruyucu olunursa öfke, şüphe ve utangaçlık kendini göstermeye başlar. Aynı, dışkı da olduğu gibi çocuğun kendinden çıkacak her söz, davranış, her türlü şey, ebeveynleri tarafından komik bulunur, alay edilirse, utanç ve kuşkuya sürüklenebilir. Kullandığı her kelime için yanlış olabilir mi diye kuşkuya düşebilir, konuşmasında gecikmeler ya da takılmalar yaşayabilir. Hatta bu yeni bir dil öğreniminde bile soruna yol açabilir. ‘ Neden bazı insanlar kolayca yabancı dil öğrenebilirken bazıları ne yapsa öğrenemez?’ sorusunun cevabını da buradan vermiş olalım.

Erikson’a göre, obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu (takıntılı davranış ritüelleri örneğin; kapıyı üç defa kilitlemeden çıkmama, elini yüzünü ayaklarını her seferinde belli bir sıraya göre yıkama vs.. ) olan bir kişinin mükemmeliyetçilik, esnek olmayış ve cimrilik gibi özelliklerinin kökleri, o kişinin erken dönem tutmak ve bırakmakla ilgili çatışmalı eğilimlerinde yatar. Bu dönemin tehlikesi, utanç ve kuşkuculuk duygularının aşırı gelişmesidir.

Buraya kadar sabırla okuyan ebeveynlerimize öncelikle teşekkür ederim. Neleri yapmamız gerektiğinden uzunca bahsettim. ‘Peki tuvalet eğitimi nasıl sağlıklı atlatabiliriz?’ diyenler için davranışsal bir kaç önerim olabilir. Eğer kendi kişilik yapımız aşırı kontrolcü, kuralcı bir anne yapısında değil ise; çocuğumuza gerekli özgür alanları yaratabiliyorsak, onun bu yeni davranışı kazanmasında destekleyici, onaylayıcı, kapsayıcı ve en önemlisi sabırlı olabiliyorsak mutlu son kaçınılmazdır.

1- Anne, her şeyden önce çocuğuna bu eğitimi vermeye kendini hazırlamalı. İş yoğunluğu ya da farklı sıkıntıları olduğu bir dönemdeyse ertelemesi daha uygun olur.

2- Çocuğun, bu eğitime hazır olup olmadığını kontrol etmek önemli bir nokta. Her şeyde olduğu gibi bu süreçte de kendi çocuğumuzun bize verdiği sinyalleri takip etmek gerekiyor. Hazır bulunuşluğu olmadan başlarsak ve sonradan tekrar beze dönersek ikircikli bir durum oluşur, kafasında durum daha da zorlaşabilir.

3- Tuvalet eğitimi için daha çok sıcak mevsimler tercih edilmeli (Malum altına kaçırma durumları olacak ve yıkama ihtiyacı doğabilir. Hastalık riskini azaltmak önemli bir ayrıntı olmalı.)

4- Çocuğun bezsiz dolaşmasına izin verin, tuvalette ya da lazımlıkta geçirdiği her süre için yapsın /yapmasın onu cesaretlendirici olun. Altına kaçırdığı durumlarda kızmak yerine ‘Olabilir, bu sefer tuvalete yetişemedin ama bir dahaki sefere oraya yetişmeyi başarabilirsin’ gibi destekleyici cümleler kurun.

Yukarda da bahsettiğim gibi davranışsal yöntemlerin uygulanabilir olması, bizim kendi içimizde barındırdığımız özelliklerle de ilintilidir. Bazı durumlarda çocuğumuzun bu dönemi sağlıklı atlatıp ileride tam ve bütün birey olması, annenin/babanın kendini değişimlemesiyle doğrudan bağlantılır. Eğer siz de bazı şeylerin tüm uğraşlarınıza rağmen düzelmediğini düşünüyorsanız kendinizle ilgili de bir uzman desteği almaktan kaçınmamalısınız.

Unutmayın ki; SAĞLIKLI EBEVEYN = SAĞLIKLI ÇOCUK 🙂

Yaprak GÜLMEZ
Yaprak GÜLMEZ
➡Çocuk, Ergen ve Yetişkin Bireysel Terapi ➡Oyun Terapisi ➡Zeka ve Dikkat Testleri 👇Randevu ve bilgi için :0 554 388 31 76 ✉: yaprakglmz@gmail.com
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Berna Ç. dedi ki:

    Tam da çocuğumun tuvalet eğitimine başlamak üzereydim.. Kaynakları araştırırken yazınız çıktı karşıma şimdi daha rahat ve hazır hissediyorum kendimi